AİLE ŞİRKETLERİNDE
AİLELER NEDEN AYRILIYOR?
 
 
 
 
 
"Aile Şirketlerinde aileler neden ayrılıyor, diye baktığımızda temel kök nedenlerin iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Aile şirketi kavramına baktığımızda da temel ayrım noktası çoğunluk hissesine sahip olmaktan, yönetim faaliyetlerinin yürütme yapısının, yetkilerinin aile bireylerinde ağırlık olarak oluşup oluşturulmadığıdır."
 
 
 
 
 
Aile şirketi öncelikle girişimcilerin oluşturmuş olduğu, belirli bir amaç için bir araya gelindiği kaynaklarını bu amacın büyütülmesi amacına yönelik oluşturularak çalışmalarının yapılmasıdır. Ana hedef şirketin ilk olarak ayakta kalmasıdır. Yıllar boyunca tüm mücadele şirketin büyümesine yönelik gerçekleşmektedir. Şirketin buraya gelmesine kadar ki mücadelede özel yaşamlarından ve ihtiyaçlarından vazgeçerek, büyük fedakarlıklar yapılarak bir yere gelinebilmektedir. İşte bu mücadele yapılırken büyüme sağlanıyor, şirketin gelişim için gerekli olan çalışmalar yapılamıyor.

Yeteneklerine, deneyimlerine bakılmaksızın, duygusal, ilkesel olmayan şekliyle, aile bireyleri işin içerisine, şirkete alınmakta şirketin organizasyon bütünlüğünde yükseltilmektedir.

Birçok aile şirketinde, aile bireylerine özel konumlar açılmakta, oluşturulmaktadır. Şirket çalışanları içerisinde gelişim ve performans kriterleri değerlilikleri, kariyer gelişim, planlama adımları dikkate alınmadan aile bireyinin ön plana çıkarılması gündeme gelmekte, gerçekleştirilmektedir.

Bu durum sadece şirket içerisinde huzursuzluğa değil, aynı zamanda aile içerisinde de bir huzursuzluk sebebi olmaktadır. Aile şirketinde bu durum devam eder iken şirket büyümeye devam ediyor. Kurucu (Patron), kurucular (Patronlar) tüm gücünü, gayretlerini şirketlerine aktarıyor. Bununla birlikte işi teknik boyutlarını da bildiği için sorunlarına kısa vadeli çözümler üretiyor, çözümlemelerde yapıyorlar. Çözümlenmiş olduğunu, çözümlediklerini düşünerek işlerine devam ediyorlar. Şirketin faaliyet alanında rekabette az ise büyüme daha da hızlı gelişmektedir. Öyle bir zaman da geliyor ki şirket Pazar taleplerine de yetişmekte zorlanmaya başlıyor. Şirketin gelişim süreci, yönetsel yapısı böyle bir büyüklüğe cevap verebilme gücüne organizasyonel değerliliğe sahip olamadığı için şirket artık büyümesini engelleyen bir güç ile karşı karşıya kalmaktadır. Artık (patron) kurucu/lar şirketi geliştiren değil büyümesini ve gelişmesini engelleyen bir güç haline dönüşmektedir. Artık işlere yetişilememektedir. 

Kurucular (patronlar), işi kurmuş işine gönülden bağlanmış, işi bırakmak istememektedirler. İkinci nesile şirket devir yolu ile, veraset vasıtası ile geçmiştir. İkinci nesil kuruculardan, birinci nesilden farklı eğitim almış, farklı dinamiklere, değerlere sahiptir. Üçüncü nesilde ise bu farklılaşma, bu ayrışım iyice belirgin hale gelmektedir. Şirket üçüncü nesillerde işe adaptasyonu, sevmemesi mümkün olabilmektedir. Sadece mal varlığına, servete ortak olmak isteği, duyguları fazlaca olmaktadır.

Şirket içerisinde farklı kuşakların birlikte yönetim içerisinde olması, ikinci kuşaktaki hissedarların sayısı ile üçüncü kuşaktaki hissedarların sayısı farklılaşabilmektedir. İkinci nesil aile bireyleri ile kurucuların patron/ların değerlilikleri, düşünceleri farklılaşabilmektedir.

Ailenin gelişimi, büyümesi ile birlikte iletişim yapısı, hissedar sayısının artması, hissedarların kültürel farklılıkları ile aile zorluklar yaşamaya başlamakta, bu durum şirket yönetimine de yansımaya başlamaktadır. İşte aile bireyleri ile, eşlerin de diğer bireylerinin de konunun, konuların içerisine girmesi ile farklı oluşumlar, düşüncelerde ortaya çıkabilmektedir. Aile içerisinden kurucuların, vefatı, işi bırakması söz konusu olduğunda işi kim yönetecek sorusunun cevabı da önemli bir konudur.

Bunlar gibi çok değişken konulu, konularla dolu varyasyonlar ortaya çıkmaktadır. Konular ve kapsamlar, sorunlar her aileye ve aile şirketlerine göre farklılık gösterdiğini de unutmayalım. Kaç aile şirketinin ailevi sorunlar sebebiyle yok olduğunu, kapanmak zorunda olduğunu görebilmekteyiz.

Aile şirketlerinde çıkan sorunların, sebeplerini araştırmalarımda, Kardeşler arası anlaşmazlıkların en üst seviye olduğunu, bunu mirasla ilgili anlaşmazlıkların, Aile içi anlaşmazlıkların talep ettiğini görüyoruz, bununla birlikte kardeşler ve kuzenler arasındaki anlaşmazlıkların geldiğini, aileler arası anlaşmazlıkların en alt oranda gerçekleştiğini, sebep olduğunu görmekteyiz.

Ülkemizde aile şirketlerinde ayrılma vakalarını incelediğimizde aile şirketlerinin yok olmasının ana nedenlerinin önceden alınması gereken Ailenin Kurumsal Yapılandırılma, Şirketin Kurumsal Yapılandırılma adımlarının yerinde ve zamanında oluşturulmadığı, sürekli ötelendiğinin sebep olduğunu görebiliyoruz.

Hatalı ve eksik çalışmaların yapılmasının, kısa süreçte bu yapılanmaların oluşturulması düşüncelerinin de etkili olduğunu, mülkiyet ve yönetim kontrolünde kuşaklar arası anlaşmazlıkların, probleme dönüşmesi, Şirket ve aile içi yetki, güç ve otoritenin başarılı şekilde oluşturulamamış olması, Ailenin ve şirketin ilişkilerini düzenleyecek kurumsal yapısının oluşturulamamış olması, sistemlerinin oluşmaması, ailenin kurumsal yapısının entegrasyonunun kurulamamış olması, Aile şirketlerinin ömrünü kısaltmakta ve aile şirketinin ayrışımına, ayrılmalarına sebebiyet vermektedir.