Dünyaya ve ülkemize baktığımızda kurulmuş ve başarılı olmuş şirketlerin çoğunluğunun Aile Şirketi olduğunu görmekteyiz. Bu sebepten dolayı şirketlerin faaliyetlerini gelişerek, farklılaşarak devam ettirebilmelerinin ülkemizin ekonomik hayatı için çok önemli olduğu bir gerçektir.

Türkiye gelişmiş medeniyetler seviyesine çıkabilmek için kıt olan kaynaklarını etkin ve efektif kullanmak zorundadır.

Günümüz işletmeciliğinin anlayışı küreselleşme sürecindeki etkilerinden dolayı yakın geçmişe kıyasla değişime uğramıştır.

Küreselleşen dünyada rekabet 1960’lı yıllarda kendini hissettirmeye başlamış olup, şirketlerin yaşamlarını sürekli kılabilmeleri için farklı anlayışa, yeniliğe, etkin ve efektif bir yapıda olmalarını zorunlu kılmıştır.

 
 
Artık günümüzde başarılı olmak isteyen şirketler;
  • Yeniliğe açık gelişebilen ve faklılaşabilen,
  • Kendisini küresel şirket haline getirme mücadelesinde olan,
  • Farklı bakış açısında olan, esnek olan,
  • Büyüme ve gelişmeyi aynı entegrasyonda sağlayan,
  • Kaynaklarını etkin kullanabilen,
  • Şirketinde kurumsal yapılanmayı geliştiren ve farklılaştıran,
  • Ailelerinde kurumsal yapılanmayı geliştiren ve farklılaştıran,
  • Pazar ve müşteri odaklı,
  • Organizasyonel yapısı güçlü olan şirketler gelişecektir.

Artık karizmatik patron, güçlü lider anlayışı ile şirket yönetmek, başarı için yeterli açılımlar değildir.

İşte bu aşamalarla, bütün işletmeler için önemli olan değişime uyum sağlamak, gelişmek, gelişerek büyümek olmalıdır. Bu adımlar Aile Şirketleri için daha da önem arz etmektedir. Sebep olarak ta duyguları, sevgi ve saygı anlayışları, ilişkisel yönetim anlayışları işletme için farklılıklar göstermektedir.

İşletmelerde ise sevgi ve duygunun yerini akıl ve objektif düşünce sonuç alma ve rekabet anlayışı yer almaktadır.