AİLE ŞİRKETLERİNDE NESİLDEN NESİLE HATASIZ GEÇİŞİN ÖNEMİ

AİLE ŞİRKETLERİNDE NESİLDEN NESİLE HATASIZ GEÇİŞİN ÖNEMİ

" Aile şirketleri, Türkiye ekonomisinin temelinde, halen kurucuları tarafından yönetilen şirket sayısı oldukça fazla... Peki ya devir zamanı geldiğinde ne olacak? "

Türkiye’de birçok aile şirketi, kuruluşlarının 25 ila 50’inci yıllarına girmişlerdir. Bu şirketlerin birçoğu ikinci kuşağa geçme aşamasındadır. Hem şirketini kurumsallaştırmaya, hem de ailesini kurumsallaştırmaya çalışan aile şirketlerine baktığımızda patron kavramının, ikinci nesilde (kuşakta) Patron ve Yönetici kavramı olarak iki bölümde olduğunu, oluştuğunu görmekteyiz.

Türkiye’deki aile şirketlerinde en büyük problemin kurumlaşma aşamasına entegrasyon ve bilinçlenmede, profesyonelleşmeye geçiş sürecinde, ikinci nesile devir aşamasında olduğunu görmekteyiz. Aile yönetim anlayışında geçmişten gelen alışkanlıklar ve yönetim bilinci tarzından dolayı patronlar, yetki ve sorumluluğu devretmede, profesyonel yönetime işi devretmede, ikinci nesile süreci devretmekte zorluklar yaşamaktadırlar. İkinci kuşağın var olan sistem ve işletme düzenini yok edeceğini, bozacağını düşünmektedirler.

Bizler işin önünde olmaz, şirkette olmaz isek işlerin yürümeyeceği düşüncesi Türkiye’de birçok sayıdaki şirket sahibi tarafından (patron) öngörülen ortak bir kanaat, düşünce olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte aile şirketlerinde şirketin kurumsallaşma sürecinin de yapılamamış olması, şirket çalışanlarının iş tanımlamalarının kesin ve net olmaması, organizasyonel yapının tam oluşturulamamış olması, yetki devrinin delegasyonunun tam yapılamamış olması gibi birçok sorunlarda devam etmektedir.

         Aile Şirketlerinde yaşanan en önemli problemlerden birisi “yetki devrinin tamamlanmaması” dır. Ailelerin profesyonellere yetki devrinin yapılmasındaki güçlüklerdir. Bunun da en büyük sebebi profesyonel olan ama aile dışından olan kişilere karşı oluşan güvensizliktir. Bir başka sorun, “varis”  tespitine ilişkin. Varis ve miras planlaması ve emeklilik planı aile şirketlerinde hemen hiç yok. Bu durumun nelere yol açabileceğini iyi düşünerek hareket etmelidirler.

Profesyonel yöneticiler açısından bakılınca, aile şirketlerinde tepe yönetim ve kritik görevler için nitelikten çok, akrabalık derecesi, yakınlık temel kriter olarak alınır. Bu da tepe yönetimine yükselmek ve firmada söz sahibi olmak isteyen kaliteli yöneticilerin, diğer şirketlere transferine yol açabilmektedir. Akraba kayırmaları nedeniyle objektif kriterlere dayanan bir yönetim sisteminin kurulmaması riski, bu şirketlerde ciddi bir tehdit olarak kendini hissettiriyor. Aile şirketlerinin genel olarak kurumsallaşmada etkili olan faktörlere yeterince sahip olamamasından kaynaklanan problemler ise şöyle özetlenebilinir:

  • İşletme kültürü tamamen aile kültürünün etkisinde kalıyor. 
  • Uzun vadeli ve belirgin amaçlara sahip olamamadan kaynaklanan problemler oluşuyor.
  • Stratejik planları yeterli olmuyor.
  • Finansman sorumluluğunun verilmesinde güvenilirlik ön plana çıkıyor.
  • Etkin ve sağlıklı işleyen bir üretim politikası mevcut değil.
  • İnsan kaynakları politikası yok denecek kadar az olmaktadır.

İşte bunların gelecekte vereceği zararlar iyi analiz edilmeli ve planlanmalıdır.